Gazete Pan
  • GENEL
  • EDEBİYAT
  • TARİH
  • FELSEFE
  • ARKEOLOJİ
  • TEOLOJİ
  • SOSYOLOJİ
  • DİĞER
    • ANTROPOLOJİ
    • PSİKANALİZ PSİKOLOJİ
Site İçi Arama
  • Advertise
© 2023 Gazete Pan
Okuma: Freudyen Bakış Açısıyla Annelik
Paylaş
Bildirim daha fazla göster
Aa
Aa
Gazete Pan
Site İçi Arama
  • GENEL
  • EDEBİYAT
  • TARİH
  • FELSEFE
  • ARKEOLOJİ
  • TEOLOJİ
  • SOSYOLOJİ
  • DİĞER
    • ANTROPOLOJİ
    • PSİKANALİZ PSİKOLOJİ
bizi takip et
  • Advertise
© 2023 Gazete Pan
Gazete Pan > Blog > Genel > Freudyen Bakış Açısıyla Annelik
GenelPsikanaliz Psikoloji

Freudyen Bakış Açısıyla Annelik

admin
Son güncelleme: 2023/05/16 at 4:43 PM
admin
Paylaş
4 dk okuma
Paylaş

AYŞE ARZU KORUCU

Yaşam yolculuğunda insanın ilk durağı olan anne, tüm yaşamı boyunca da bireyin psikolojisinde silinmeyecek izler bırakır. Anne ve çocuk arasındaki ilişkinin psikolojik boyutları ve bilinçdışındaki uzantıları, bilimsel olarak ilk kez Sigmund Freud’un psikanalitik çalışmalarıyla derinlemesine sorgulanmış ve ortaya, ilk başta pek çok on dokuzuncu yüzyıl aydınının bile kabul edemediği Oedipus ve iğdiş kompleksi kuramları çıkmıştır. Başlangıçta Freud’un travma kuramının bir parçası olarak ortaya çıkan oedipus kompleksi, zamanla gölgede bıraktığı bu ilk kuramın aşılmasını sağlamıştır. Bu sansasyonel kuramını oldukça dogmatik biçimde ortaya koyan Freud’a göre, Oedipus kompleksinin başlangıç noktası çocuğun yenidoğan çağındadır; çünkü çocuğun ilk arzu nesnesi kendisini besleyen ve hayat veren annesidir; bu bağlamda bakan, besleyen ve haz veren rollerini aynı anda taşıyan anne, çocuğun ilk baştan çıkarıcısı kimliğini üstlenmiş olur. Çocuk fallus dönemine girdiğinde, fiziksel özellikler açısından kendisinden hayli üstün bir konumda olan babayı kendine rakip edinerek onun yerini almaya çalışır, hatta bunun için bilinçdışı bir biçimde babasını ortadan kaldırmayı arzular. Öte yandan, çocuğun bu rekabetçi tavrını ve babadan kıskanarak kendisini sahiplenmesine yönelik davranışlarını engellemeye çalışan anne, bu amaçla bir dizi yasak ve tehdit getirir; ancak bunların içinde en güçlü ve travmatik olanı, hiç şüphesiz, bu durumun devam etmesi halinde babanın çocuğu iğdiş edeceği tehdididir. Çocuk tarafından ciddiye alındığı takdirde çoğunlukla işe yarayan bu tehdit, iğdiş edilmekten korkan çocuğun, annesini bir arzu nesnesi olarak algılamaktan vazgeçmesini sağlar; ancak öte yandan çocukluk çağının en sarsıcı travması olan iğdiş kompleksini de tetikler. Freud, iğdiş kompleksinin oğlan çocuklarında Oedipus kompleksinin bitişiyle, kız çocuklarında ise Oedipus kompleksinin başlangıcıyla sonuçlandığını belirtir (Korucu, 2011, ss. 29-30). İğdiş kompleksinin iki cins üzerindeki etkilerinin farklı olması doğaldır; çünkü oğlan çocuğunun anneye olan saplantısının bastırılması, çocuğun içindeki dişil eğilimleri ve babaya duyulan nefreti arttırırken, sonraki yaşamında kadınlarla ilişki kurma bozukluklarına ve hatta eşcinsel tercihlere yol açar. Kız çocuğunda, iğdiş kompleksinin yol açtığı baba gibi fallus sahibi olma arzusu, zamanla yerini kendisini eksik doğuran anneye düşman olma durumuna ve babasından bir çocuk sahibi olma arzusuna bırakır. Kız çocuğunda görülen Oedipus kompleksi, bazen Elektra kompleksi olarak da adlandırılır, yetişkinlik döneminde ya babaya benzeyen biriyle evlenip ona sınırsız itaat etmeyle, ya erkeklere özgü bir yaşam tarzı benimsemeyle ya da oğlan çocuğunda olduğu gibi eşcinsel bir tercih belirlemeyle sonuçlanır. Freud, iğdiş kompleksinin Oedipus trajedisinde de vurgulandığını savunur: “Odipus söylencesinde iğdiş motifi de eksik değildir; çünkü işlediği suç ortaya çıktıktan sonra Kral Odipus’un gözlerini kör ederek kendini cezalandırması, düşlerden öğrendiğimize göre, iğdiş yerini tutan simgesel bir eylemdir” (1996, s. 137).

Freud sonrası psikanaliz uzmanlarından Jacques Lacan, iğdiş kompleksinin çocuktan ziyade anne tarafından yaşantılandığını savunur. Buna göre, anne kendi eksikliğinden ötürü bilinçdışı bir biçimde çocuğunu kendi fallusu olarak görür. Ancak anneyle doğrudan yaşadığı bu mutluluğu yasaklamak adına çocuk, babanın yasası olan kültürün yasası tarafından anneden koparılır, yani bir anlamda iğdiş edilir:

İnsanlaştırıcı Kastrasyon’ anneden, annenin kendi penis eksikliği ve imrenmesi nedeniyle kendi fallusu gibi yaşantıladığı yavrusunun kültür adına kastre edilmesidir. Ve çocuk bir fallus olarak kastre edilir, yani eksiksizlik, “narsistik omnipotens” (kâdir-i mutlak), annenin eksiği olan şey olarak kastre edilir aslında (Tura, 2005, s. 65). 

- Sponsorlarımız -

Lacan’a göre, anne karnında tüm ihtiyaçları tam olarak ve doğrudan karşılanan cenin, tüm gerilimlerden uzakta mutlak bir mutluluk içindedir; ancak hareketsiz ve eksiksiz olan bu mutlak mutluluk kültürün düşmanıdır, çünkü dış dünyadan gelen tüm uyarım ve gerginliklerin yok olduğu ölüm haliyle birebir benzerlik gösterir. Bu şekilde, dinamik gücünü anneye ait Eros’a borçlu olan kültürel düzen, koyduğu sembolik ensest yasağıyla çocuğun anneyle doğrudan birlikteliğini yasaklarken, aslında anne rahmine geri dönüşle aynı anlama gelen ölümü yasaklar; üstelik çocuğun kültürel bir özne haline gelebilmesi için anneyle yaşadığı bu dolaysız ve mutlak hazzın engellenmesi gerekir (Tura, 2005, s.65).

İLGİLİ YAZILAR

Carl Gustav Jung’un Gölge Kavramı

Carl Gustav Jung’un Kolektif Bilinç Teorisine Kısa Bir Giriş

Tufeyliler ve Biz

Sencilliğe Kapı Aralamak

Felsefi Manifesto Yazan Deha Bombacı: Kaczynski

ETİKETLENDİ: anal dönem, freud annesi, oral dönem, Psikanalizde anne, sigmund freud
admin 16 Mayıs 2023 14 Mayıs 2023
Bu Makaleyi Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Copy Link Print
Paylaş
Önceki Makale Osmanlı’da eşcinsellik: Elinde tesbih, evinde oğlan, dudağında dua
Sonraki Makale Zerdüşt Öğretisi
Yorum bırakın Yorum bırakın

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SOSYAL MEDYADA BİZ

130 Takip Beğen
2k Takip Takip Et

SON EKLENENLER

Marksist Gelenekte Halkların Kaderi, Ulusların Serencamı
Felsefe 19 Mart 2026
İmal Edilmiş Nefret: İsrail’in İslam’ı Şeytanlaştırma Kampanyası
Sosyoloji 19 Mart 2026
Ateş ve Newroz
Tarih 19 Mart 2026
Ali Şeriati’nin Entelektüel Ufkunun Gizli Kaynaklarından Biri: Kaşif el Gıta
Teoloji 19 Mart 2026

İLGİLİ YAZILAR

Psikanaliz Psikoloji

Carl Gustav Jung’un Gölge Kavramı

admin admin 14 Nisan 2024
Psikanaliz Psikoloji

Carl Gustav Jung’un Kolektif Bilinç Teorisine Kısa Bir Giriş

admin admin 27 Mart 2024
Genel

Tufeyliler ve Biz

admin admin 10 Şubat 2024
Genel

Sencilliğe Kapı Aralamak

admin admin 25 Eylül 2023
Gazete Pan
bizi takip et

TASARIM VE PROGRAMLAMA : Adana Web Tasarım

adbanner
Reklam Engelliyici Farkettik
Lütfen Web Sitemize Destek İçin Adblocker'ı Kaldırınız
Okay, I'll Whitelist
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifrenizi mi kaybettiniz?