Guardian’da yayımlanan ve faşizm karşıtı araştırma kuruluşu Hope Not Hate’ın araştırma direktörü olan Joe Mulhall tarafından kaleme alınan analiz, Britanya sağında son yılların en önemli kırılmalarından birine işaret ediyor: Nigel Farage liderliğindeki Reform UK’nin artık merkez siyasetinden öte, kendi sağındaki daha radikal bir hareketin baskısı altında kalması. Yazının çıkış noktası Southampton’da 18 yaşındaki Henry Nowak’ın öldürülmesi olsa da asıl tartışma cinayetin kendisinden çok, bu olayın İngiliz sağında nasıl bir ideolojik mücadeleye dönüştürüldüğü üzerine kurulu.
İngiliz Sağında Yeni Savaş
Uzun yıllar boyunca İngiltere’de sağ siyasetin ana ekseni Muhafazakâr Parti ile UKIP veya Brexit Partisi gibi popülist hareketler arasındaki mücadeleydi. Ancak bugün tablo değişiyor.
Bir tarafta kendisini sistem karşıtı, göç karşıtı ve milliyetçi olarak konumlandıran Nigel Farage ve Reform UK bulunuyor. Diğer tarafta ise Reform UK’yi bile yetersiz bulan, daha sert sınır dışı politikaları ve etnik-kültürel milliyetçiliği savunan Rupert Lowe hareketi yükseliyor.
Bu durum aslında Avrupa’nın birçok ülkesinde görülen daha geniş bir eğilimin parçası. Fransa’da Marine Le Pen, Almanya’da Almanya İçin Alternatif Hareketi ve Hollanda’da Geert Wilders gibi aktörler merkez sağ partileri kendi çizgilerine doğru çekmişti. Şimdi benzer bir süreç Britanya’da yaşanıyor.
- Sponsorlarımız -
Fakat burada dikkat çekici olan nokta, Reform UK’nin artık sistem karşıtı değil, sistem içinde kabul gören bir sağ parti haline gelmeye başlamasıdır. Restore Britain ise Reform UK’ye karşı “gerçek muhalefet” rolünü üstlenmeye çalışıyor.
Farage’ın Paradoksu
Nigel Farage kariyeri boyunca İngiliz siyasetini sağa çeken isim olarak görüldü. Brexit (Avrupa Birliğinden ayrılma) sürecinde göç karşıtlığını, ulusal egemenlik söylemini ve Avrupa Birliği karşıtlığını merkeze taşıyan başlıca figürlerden biri oldu.
Bugün ise ilginç bir paradoks ortaya çıkıyor.
Farage artık İngiliz siyasetinin en radikal figürü değil. Daha önce sistem dışı kabul edilen Reform UK, Restore Britain gibi hareketlerin ortaya çıkmasıyla görece “ılımlı” görünmeye başladı.
Bu durum Farage’ı zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor: Ya daha geniş seçmen kitlesine ulaşmak için merkezileşecek, Ya da Restore Britain’a oy kaptırmamak için daha sert söylemlere yönelecek.
- Sponsorlarımız-
Guardian’daki analiz tam da bu noktada alarm veriyor. Çünkü Restore’un yükselişi siyasi tartışmanın sınırlarını değiştirme potansiyeli taşıyor.
Restore Britain Neden Önemli?
Tarihsel olarak Britanya’daki aşırı sağ hareketler marjinal kaldı. Biritanya Ulusal Partisi ya da Ulusal Cephe gibi yapılar belirli dönemlerde ses getirse de hiçbir zaman geniş kitlelere ulaşamadılar.
Restore Britain ise farklı bir model izliyor.
- Advertisement -
Partinin kurucusu Rupert Lowe bir milletvekili. Hareket sosyal medya ağlarını etkin kullanıyor. Özellikle genç aktivistler üzerinden örgütleniyor. X platformunda ciddi görünürlük elde ediyor. Ayrıca Elon Musk gibi küresel etkisi yüksek isimlerden dolaylı destek görüyor. Bu nedenle Restore Britain klasik sokak faşizmi görünümünden uzak, dijital çağın aşırı sağı olarak değerlendirilebilir.

Elon Musk Faktörü
Analizin en dikkat çekici bölümlerinden biri de Elon Musk etkisi.
Musk son yıllarda Avrupa’daki popülist ve milliyetçi hareketlere verdiği destek nedeniyle sık sık tartışma konusu oldu.
Restore Britain konusunda yaptığı paylaşımlar sembolik açıdan önemli. Çünkü artık ulusal siyasetler yerel aktörler tarafından şekillendirilmiyor. Küresel teknoloji milyarderleri de ideolojik mücadelelerin doğrudan parçası haline geliyor.
Bu durum yeni bir siyasal gerçeklik yaratıyor: Siyasi partiler milyarlarca kullanıcıya ulaşabilen dijital platformların sahipleriyle de rekabet etmek zorunda kalıyor.
Restore Britain’ın temel söylemi göçmenlik meselesinin ötesine geçiyor. Parti çevresinde kullanılan dil giderek “demografik değişim”, “yerli nüfusun korunması”, “yeniden göç” ve “ulusal kimliğin geri kazanılması” gibi kavramlar etrafında şekilleniyor.
Bu kavramlar Avrupa ve Amerika’daki birçok aşırı sağ hareketin ortak sözlüğünü oluşturuyor. Sorun yalnızca göçü eleştirmek değil. Sorun, vatandaşlığı hukuki bir aidiyet olmaktan çıkarıp etnik ve kültürel bir aidiyete dönüştürme çabasıdır. Guardian yazısının özellikle dikkat çektiği nokta budur.
Britanya’nın Trumplaşması mı?
Amerikan siyasetinde Donald Trump sonrası Cumhuriyetçi Parti’nin yaşadığı dönüşüm ile Britanya’daki gelişmeler arasında önemli benzerlikler bulunuyor. ABD’de Trump, Cumhuriyetçi Parti’yi dönüştürmüştü.
Bugün Britanya’da Restore Britain benzeri hareketler Reform UK’yi dönüştürmeye çalışıyor. Bu nedenle tartışma yalnızca bir parti rekabeti değildir. Asıl mesele, İngiliz siyasetinin hangi sınırlar içinde kalacağıdır. Göç, kimlik ve ulusal aidiyet gibi konuların merkezde olduğu yeni dönemde siyasi aktörler arasındaki rekabet, ekonomik programlardan çok kültürel ve etnik meseleler üzerinden şekilleniyor.
Henry Nowak cinayeti etrafında başlayan tartışma aslında Britanya’nın gelecekte nasıl bir ülke olacağı sorusunu gündeme taşıdı.
Restore Britain’ın seçimlerde büyük başarı elde edip etmeyeceği henüz belli değil. Ancak hareketin şimdiden başardığı bir şey var: İngiliz siyasetinde kabul edilebilir söylemin sınırlarını değiştirmek.
Farage’ın karşı karşıya olduğu tehlike de burada yatıyor. Restore Britain büyüdükçe Reform UK daha sertleşebilir. Reform UK sertleştikçe Muhafazakâr Parti daha da sağa kayabilir. Böylece Britanya siyasetinin tamamı yeni bir eksene sürüklenebilir.
Bu nedenle bugün yaşanan mücadele iki sağcı parti arasındaki basit bir oy kavgası olmaktan çoktan çıktı. İngiltere’de milliyetçiliğin, kimliğin ve demokrasi anlayışının hangi yönde evrileceğine ilişkin tarihsel bir güç mücadelesidir.