Gazete Pan
  • GENEL
  • EDEBİYAT
  • TARİH
  • FELSEFE
  • ARKEOLOJİ
  • TEOLOJİ
  • SOSYOLOJİ
  • DİĞER
    • ANTROPOLOJİ
    • PSİKANALİZ PSİKOLOJİ
Site İçi Arama
  • Advertise
© 2023 Gazete Pan
Okuma: Mervânî Kürt Devleti’nin Diyarbakır ve Çevresindeki İmar Faaliyetleri
Paylaş
Bildirim daha fazla göster
Aa
Aa
Gazete Pan
Site İçi Arama
  • GENEL
  • EDEBİYAT
  • TARİH
  • FELSEFE
  • ARKEOLOJİ
  • TEOLOJİ
  • SOSYOLOJİ
  • DİĞER
    • ANTROPOLOJİ
    • PSİKANALİZ PSİKOLOJİ
bizi takip et
  • Advertise
© 2023 Gazete Pan
Gazete Pan > Blog > Tarih > Mervânî Kürt Devleti’nin Diyarbakır ve Çevresindeki İmar Faaliyetleri
Tarih

Mervânî Kürt Devleti’nin Diyarbakır ve Çevresindeki İmar Faaliyetleri

admin
Son güncelleme: 2025/10/31 at 12:50 PM
admin
Paylaş
36 dk okuma
Paylaş

DR. ŞÜKRÜ ERDOĞAN

Yazı İçeriği
MERVÂNÎLERİN DİYARBAKIR VE ÇEVRESİNDEKİ İMAR FAALİYETLERİSURLAR VE KİTABELER ŞEHİRLERİÇME SUYU ŞEBEKESİHASTANE (BİMARİSTAN)HAMAMLAR VE KERVANSARAYLARCAMİ MESCİT VE MİNARELERKALELERVAKIFLARKÜTÜPHANEKÖPRÜLER

Kuşkusuz Mervânî Kürt Devleti tarafında yapılan surlar, kaleler, köprüler, cami ya da mescitler, hanlar, hamamlar, kubbeler vb. birçok yapıları yıkılmış ve yok olmuşlardır. Bu yapılarından bazıları ayakta kalmış ve zamanımıza da ulaşmışlardır. Bütün bunlara rağmen yine de Mervânîlerin imar faaliyetlerine dair detaylı bir araştırmaya sahip değiliz. Bu olumsuz tabloyla birlikte az da olsa bu konuda elimize bazı veriler geçmiştir. Kısa da olsa büyük bir olasılıkla Mervânî yapı ve süslemeleriyle ilgili ilk kalem oynatan oryantalist (برشم ڤان) AMIDA adındaki büyük hacimli kitabında zikr etmiştir.

Mervânî dönemine ait yapıların çoğu altın ve çeşitli şekillerle süslemişlerdir. Genellikle nakış sanatını şehrin giriş kapılarından yapmışlardır. Mervânîler, mimaride kemer sanatını kullanmışlar ve bu sanat yarım daire şeklindedir. Mervânîler, yapılarından taşları birbirine yapıştırmak için kireç ve killi topraktan oluşan adına Kürtçede kıls denen özel bir harç kullanmışlardır. Bununla birlikte Mervânîler, imar faaliyetlerinde yapılarını güçlendirmek için demir de kullanmışlardır. Ayrıca Mervânî döneminde kalma Mervânoğullarına ait camide Kürt imar sanatının bir örneği olan yarın daire olarak bilinen kemer sanatını müşahede ediyoruz. Bu kemerler, dışa çıkık bir şekilde yapılmış ve aşağıdan yukarıya doğru çıktıkça kemerler, genişler ve bir kobra yılanı andırmaktadır. Ayrıca Mervânîler, söz konusu olan camide tam daire şeklindeki sanatı da yaptırmıştır. Bütün bunlara ek olarak Mervânîlerden kalma bazı eserlerinde hayvan ve insan figürlerine de rastlanmıştır.

Acaba Mervânîler, imar faaliyetlerinde bir başka devletin model tarzını kullanıp kullanmadığına dair kesin bir bilgiye sahip değiliz. Muhtemelen Mervânîlerin imar faaliyetlerinde kullanmış oldukları mühendislik modeller, klasik Kürt mimarlığın bir devamıdır ve bu da M.Ö. bin yılının ilk ya da son çeyreğine aittir. 

- Sponsorlarımız -

MERVÂNÎLERİN DİYARBAKIR VE ÇEVRESİNDEKİ İMAR FAALİYETLERİ

Biz, burada Mervânî Emirlerinin yaptıkları çeşitli imar faaliyetlerini yazmaya çalışacağız; Onardıkları Surları ve kitabeler üzerindeki adlarını, yaptırdıkları sarayları, inşa ettikleri şehirleri, çektikleri içme suyu şebekeleri, yaptırdıkları hastaneyi, hamamlar ve kervansarayları, cami, mescit ve minareleri, kaleleri, vakıfları, kütüphane ve köprüleri, ele almayı düşünüyoruz.

SURLAR VE KİTABELER

Mervânîlerin ilk emiri ve devletin kurucusu Bâd b. Dostık’ın kardeşi Meyyâfarikîn Valisi Ebu’l-Fevaris Hüseyin b. Dostık, Meyyafarkin Surlarının birkaç yerinde adı yazılıdır. Mervânî valisi, Meyyâfarikîn Surlarını iki yılda az bir zaman diliminde onarmıştır.[1] Bu imar faaliyetlerini sürdüren bir diğer Mervânî emiri Mümehhidüddevle olmuştur. Emir, Meyyâfarikîn Surlarının birçok yerini onarmış ve adı surun iç kısmında yirmi iki, dış kısımda ise otuz küsür yerde yazılmıştır. Şehir Kapısı ve Orta Kapı arasında bulunan burç yıkılınca Emir Mümehhidüddevle, bunu yeniden yaptırmıştı. Ayrıca iki burç arasında bulunan Kulfa Kapısını da açmıştı. Kapının onarımı h. 396 m. 1006 yılında tamamlanmıştır.[2] Mervânilerin en kudretli emirleri Nasruddevle, emirliğinin başlangıcından bu yana yıkılmış olan Meyyâfarikîn Surlarını hepsini onarmıştır.[3] Ayrıca Nasruddevle, h. 414 yılında Meyyâfarikîn Surlarının birçok yerlerini inşa etmiştir.[4] Meyyâfarikîn Surları, bütün devletlerin zamanında ayakta kalmış az bir kısmı da yıkılmıştır. Meyyâfarikîn Surları,  Mervanilerin dönemine kadar gelmiş ve Surların birçok yerleri yıkılmış ve surlar yeniden yaptırılmıştır; Bu Surların onarımı ve yeniden yapan Mervâni Emirler şunlardır. Bâd’ın kardeşi Ebü’l-Fevarıs b. Dostık, surların bir kısmını onarmıştır. Mümehhidüddevle ise bu surların bazı yerlerini yaptırmış hem dışarıda hem de içerde adı yazılıdır. Emir Ebu Ali de birkaç yerlerini onarmış ve adı surların üzerinde yazılıdır. Nasruddevle ve Nizameddin; sur, burç vb. yapmışlardır. Benim saydığım kadarıyla Nasruddevle tarafında yapılan surların dış tarafından adı dokuz yerde yazılıydı, kimilerine göre yirmi yerde yazılıydı. Surların iç tarafında Nasruddevle tarafında yapılan ve adı yazılanları saydığım kadarıyla otuz küsür yerleri saymıştım.[5] Nizameddin; Meyyafarkin ve Amed, Surlarını birçok yerlerini yükselti surların iç ve dış taraflarında emirin adı yazılıdır.[6] Tufantoz, Meyyâfarikîn ve Amed surlarında bulunan Mervânî emirlerine ait kitabelerle ilgili dört örnek aktarmıştır. 1. Nasruddevle’ye ait, 2. 437/1045-46 yılına ait büyük oğlu Amed şehrinin valisi Sa’düddevle Eb’ül-Hasan Muhammed’e ait, 3. 460/1067-68 tarihli Nizameddin’e ait, 4. 476/1083-84 tarihli Mansur’a attir.[7]

Mervâni emiri Mümehhidüddevle, iktidarı döneminde surları tamir ettirmiş ve adı surların üzerinde yazılmıştır.[8] Yine Nasruddevle iç mücadele sırasında tahrip olan Meyyafarikîn surlarını tamir ettirmişti.[9] Nizameddin döneminde şehrin imarına çok önem verilmiş; surların birçok yeri yükseltip tahkim edilmiştir.[10] Nizameddin, h. 461 m.1070 yılında Meyyafarikîndeki hükümdarlık burcuna dördüncü bir kat eklemiştir. Bu iş için Kadı Ebu Nasr bin Cercüs Eş-Şazi el-Meşriki nezaret etmişti. Ayrıca Şehrin iç kapısının üstünde iki küçük burclar Nizamddin dönemimde Kadı Eb’ül-Hasan Ahmet bin el-Beğal nezaretinde yapılmış ve bunların üzerinde ayna ile dürbün bulunmaktaydı.[11] Nasruddevle dönemi (1021-1061) şehrin surları tamir edilmiştir[12]

Mervâniler hakında en kapsamlı çalışmayı yapan Thomas Ripper, konuyla ilgili şu ifadeleri kullanmıştır. ‘’Meyyafarikîn Ortaçağ’daki tahkimat yapıları, imparator Jutinian’ın (527-565) gerçekleştirdiği büyük çaplı inşaat çalışmalarından sonra esasen fazla değişiklik gösterememiştir. Hamdaniler ve Mervâniler burada daha ziyade onarımlar yapmıştır. Bir keresinde kentin zayıf istihkâm yapıları MS 502 veya 531’deki Pers saldırıları sırasında Justinian’ın epey başını ağrıtmıştı. Bunun üzerine esaslı biçiminde yeniden yapılandırılmaları emrini vermişti. Prokopios’un aktardığına göre İmparator evvela mevcut surların dışına hendekler kazdırdı. Eski yapıyı da iç karartma duvarının yeni konstrüksüyonu için kullandırttı.  Onun önüne bir de dış karartma duvarı yaptırarak ikisinin arasını kum ve alçıyla doldurttu.  Böylece on iki fit genişlemiş olan istihkâm duvarının yüksekliği 40 fite çıkarılarak eski kent surlarının iki katı yüksekliğe erişmişti… Bu yeni tahkimat sistemi onu inşa eden Doğu Romalıların düşündüğü biçiminde olmasa da anında işe yaradı. Zira Meyyafarikîn bir subay tarafından Perslere teslim edildikten sonra imparatorluk birlikleri tüm çabalara rağmen bu suru aşamamışlardı.’’[13]

- Sponsorlarımız-

Mervânî Kürt Devleti, Nasruddevle dönemine kadar iki yüzden fazla yıkılan Meyyafarikîn surlarını mükemmel bir şekilde onarmışlardır. Çünkü İranlı seyyah Nasır Husrev, surların sağlamlığından ve surun şerefeli burçları karşısında dehşete düşerek şu ifadeleri kullanmışlardır: ‘’Bu surları bugüne taşıyanlar iyi ustaların maharetli elleri sayesinde olmuştur.’’ Mervânilerden kalma kitabelerin çoğu kaybolmuş ve yedi kitabe günümüze ulaşmıştır.[14]

Mervâni Emiri Mümehhidüddevle’ya ait h. 391 m. 1001 tarihli Meyyafarikîn surları üzerinde bir kitabe örneğidir.[15]

Bu kitabe bugünkü Diyarbakır’ın Dağ kapı dedikleri surun üzerinde bulunurdu. Kitabe yedi satırda oluşmakta olup, h. 405 m. 1014-15 tarihlidir. Söz konusu olan kitabe Nasruddevle’ye aittir. [16]

- Advertisement -

 

 Bu kitabe de Nasruddevle’ye ait olup Silvan surları üzerinde bulunur. Kitabe 416/1025 tarihlidir. Fotoğraftaki kitabe beşgen burç dedikleri surda yazılmıştır.[17]

Bu dördüncü kitabe Mervâni emiri Nizameddin’e ait olup, Meyyafarikîn surları üzerin beşgen burçun doğu kısmında bulunur… Nizameddin, 464/1071-72 yıllarından yaptırdı.[18]

Ortadoğu’nun en güçlü şehir surlarından olan Âmid surları, siyah bazalt taşlarla yapılmıştır. Tarihçi ve Gezginler, büyük bir beğeniyle bu surlardan söz etmişlerdir. Bunlardan biri olan Nasır Husrev, surlarla ilgili duygularını şu sözlerle dillendirmiştir: ‘’Ben Acem’den Arap’a Hind’ten Türk’e dünyanın birçok yerinde şehir ve kaleler gördüm ama Âmid’e benzer bir şehir yeryüzünde göremedim. Surun dört kapısı vardır ve sur kapıları demirden yapılmış, kapılardan tahta kullanılmamıştır… Surun uzunluğu; doğudan batıya binyediyüz (1700) metre, kuzeyden güneye binüçyüz (1300) metredir. Surun uzunluğu, altı (6) kilometredir. Surun yükselliği, sekiz ile on iki metre arasındadır. Surun genişliği, üç-beş metre arasında bulunur. Surun dört yöne açılan kapıları vardır; doğuda Su Kapısı veya Yeni Kapı, batıda Rum ya da Urfa Kapı, Kuzeyde Kuzey Kapı veya Harput Kapı, güneyde ise Tepe Kapı ya da Mardin Kapı’sıdır. Surundan sekseniki (82) burç, mevcuttur…

Âmid ve Meyyafarikîn sur ve burçlarına ait birer harita.[19]

Kuşkusuz Mervânî Devleti, surların birçok yerlerini onarmış ve kitabeler yazdırmıştır. Maalesef Mervânîlerin sur burçlardaki kitabeleri ondört yerde bulunmuştur.

عمّر الأمير أبو علي الحسن بن مروان (باب الجبل) وكتب عليه W ١- في سنة ( ٣٨٦ ه = ٩٩٦ م)

ما يلي:

نصور ابوعلي الحسن بن مروان اعز الله نصره سنة – ا أمر بعمله الأمير ا . W “بسم الله الرحمن الرحيم

.( وثلثمائة”( ٦ f ست وثمان

  1. Kitabe örneği, Mervânî Emiri Ebu Ali Hasan’a aittir ve Âmid’in Kuzey Kapısında bulunur. [20]

 على الحجر f ٢- كتابة على برج في الجنوب الشرقي من السور وهي عبارة عن سطرين مكتوب

وهي بتاريخ ( ٤٢٦ ه) وفي الصفحة التالية صورة للبرج. W الأبيض

ص ٢٤ ) هي: W ونص الكتابة على ما جاء في بيسان أوغلو (ص ٢٢٦ ) وبسري كونيار(ج ٢

نصور عز الإسلام سعدالدين – ؤيد ا – ا أمر عمله الأمير السيد الأجل ا . W “بسم الله الرحمن الرحيم

لة مجد الأمة شرف الأمراء ابو نصر أحمد بن مروان اطال الله بقاه وادام سلطانه – نصرالدولة ركن ا

شهور سنة ست وعشرين وأربعمائة وحسبي الله ونعم الوكيل”.

Kitabe örneği, dönemin Âmid valisi Nasruddevle’nin oğlu Sa’düddin’e aittir.[21]

 Âmid’in Kuzey Kapısı

Âmid’te bir burç

Âmid’te Keçi Burçu

Kitabe Keçi Burçu kapısında bulunur ve Nasruddev’ye aittir. Bu burç, Diyarbekir’in en tanınan burçudur ve Nasruddevle, 437/1045-46 burçun iç tarafını yeniletmiş veya onartmıştır. Burç, Mardin Kapısının doğusunda bulunur.[22] 

 ا امر بعمله وبنائه والانفاق عليه إبتغاء ثواب الله وطلب رحمته مولانا . “بسم الله الرحمن الرحيم

لة ومجد الأمة شرف الأمراء ابو – نصور عز الإسلام سعدالدين نصرالدولة وركن ا – الأمير السيد الآجل ا

نصر أحمد بن مروان في ولاية ولده الأمير سعدالدولة ابو الحسن محمد اطال الله بقاءهما وأيد

f ملكهما وجري ذلك على يد القاضي ابي علي الحسن بن علي بن أحمد الآمدي سنة سبع وثلاث

Kitabe, Keçi Burçunun doğusunda yer alan dörtgen burcun üzerinde bulunur. Kitabede Nasruddevle ve oğlu Sa’düddevle’nin adları kazınmıştır. Kitabe, 437/1045-46’da Kufi yazıyla yazılmış ve Sa’düddevle, dönemin Âmid valisidir.[23]

٥- كتابة على برج مربع وهو الأول أو الثالث ويقع شرق (كچي برجو) وهي بإسم نصرالدولة بتاريخ

عروف ب(ابن البغل) قاضي آمد الذي ذكرناه – ٤٤٤ ه). تولى الإشراف على بنائه القاضي ابو علي ا )

في موضوع (القضاء). وقد قرأت الكتابة على النحو التالي:

ا أمر بعمله وبنائه والانفاق عليه من ماله مولانا الأمير السيد الأجلّ . “بسم الله الرحمن الرحيم.

لة ومجد الأمة شرف الأمراء ابو نصر أحمد بن مروان – نصور عز الإسلام سعدالدين نصرالدولة وركن ا – ا

اطال الله بقاه وادام سلطانه وجرى ذلك على يدي القاضي ابي علي الحسن بن علي بن أحمد الآمدي

.( وأربعمائة والبناء نصير حبيب”(

Kitabe, dörtgen burçta bulunur ve Nasruddevle bu iş için dönemin Âmid kadısı İbnü’l-Buğl’u görevlendirmiştir.[24]

            .

ولكن سقطت منها عبارات W ٦- كتابة في داخل باب خربوط بإسم الأمير نصرالدولة الذي عمّره

أي W ص ٢٩ ) W ومنها تاريخها . وقد ذكر تلك الكتابة كل من ڤان برشم (ص ٣٠ ) وبسري كونيار (ج ٢

أن الكتابة كانت باقية الى عهدهما قبل أن تزيل الحكومة التركية هذا الباب. وقد صور ڤان برشم هذه

ذكور.

“بسم الله الرحمن الرحيم. هذا ما تطوع بعمله وبنائه والانفاق عليه تقرباً الى الله تعالى والى نبيه

نصور عز الإسلام سعدالدين نصرالدولة – ؤيد ا – محمد صلى الله عليه مولانا (الأمير السيد?) الأجلّ ا

لة ومجد الأمة شرف الأمراء…

Kitabe, Harput Kapısını iç tarafında bulunurdu. Kitabenin ne yazısı ne de tarihi okunurdu ve bu kitabe Emir Nasruddevle’ye aittir. Başka bir kaynağa göre bu kitabe Sa’düddevle’ye aittir.[25] Kitabe, Harput Kapısı üzerinde bulunan Kur’an dan bir ayet olup, Nasruddevle’ye aittir.

٨- كتابة على برج مدور يقع في الطرف الأيسر من (جفته قاپي) وليس بينهما برج آخر. كانت

   بدوره ناقص أيضاً وهو عبارة عن “في سنة أربع W عليه كتابة دوستكية بقي منها التاريخ فقط

… أربعمائة”.

Kitabe, Çift Kapının sol tarafına düşen burçtan bulunur ve yalnızca tarihi kalmıştır.[26]

            باب أورفا وباب خربوط (باب الجبل) سقطت منها عبارات وكانت في f ٩- كتابة على برج ب

أربعة سطور. وهذا نصها على ما جاءت في بيسان أوغلو (ص ٢٢٩ ): “… جمال الإسلام نظام الدين

f ونصير( ١١ ) الدولة… السيد الاجل كافي الدولة ابو… بن عز الإسلام اطال الله بقاه… سنة خمس

.( وأربعمائة”

Kitabe, dört satırdan oluşur ve bazı yerleri kaybolmuştur.[27]

١- بسم الله… ما أمر بعمله الأمير الأجل السيد نظام الدين مؤيد الدولة وفخر الأمة عز ا

 نصر                                                                        . 

٢- بن عز الإسلام اطال الله بقاه وأعز نصره على يدي القاضي أبي الحسن عبدالواحد بن محمد في .

Mervânî Burc’u

Mervânî Burç’undaki kitabe

  1. Kitabe, h. 460 yılında Kadı Ebu Hasan Abdulvahid nezaretinde yaptırılmış, Mervânî Burç’unda bulunur ve Nizameddin’e aittir.[28]

١١ – كتابة على سور قلعة دياربكر (إيچ قلعة) بتاريخ ( ٤٦٤ ه = ١٠٧١ م). تقع الكتابة على

 ينبع ماؤها من تحت الصخرة التي f طل على ع – الطرف الخارجي للقسم الشرقي من سور القلعة ا

 عليها السور. وكانت القلعة عندما زرتها مقراً للحامية العسكرية في دياربكر.

  1. Kitabe, 464/1071’de Sur’un doğu tarafında İç Kale’nin dış duvarında yer alır. Bu kitabe, bir kayanın altında çıkan çeşmenin üzerinde inşa edilen surdadır. Ben Diyarbakır’ı ziyaret ettiğimde burası askeri alandı.[29]

İç Kale’deki  kitabe.[30]

 خربوط f وهو الباب الصغير الواقع ب W ١٢ – كتابة مؤرخة بسنة ( ٤٦٥ ه) على (تك قاپي)

الباب كتابة للملك الكامل الأيوبي بتاريخ سنة ( ٦٣٤ ه) والكتابة كوفية من f­ وباب أورفا. على

سمى بالكوفي البسيط. وقد قرأتها على النحو الآتي: – النوع ا

لوك أبو القسم نصر بن عز – ا أمر بعمله جمال الإسلام نظام الدين عز ا . “بسم الله الرحمن الرحيم.

الإسلام اطال الله بقاه بنظر الوزير الأجل زعيم الدولة ابي طاهر سلامة بن ابراهيم أدام الله أيامه

وأربعمائة والبناء f (وجرى ذلك?) على يدي القاضي ابي الحسن عبدالواحد بن محمد سنة خمس وست

.( موسى بن مزيد(

Kitabe, h. 465’te Tek Kapı’da mevcuttur.[31]

Tek Kapı’daki Nizameddin’e ait kitabe.[32]

وأظن أنه كان ذا أربعة W ١٣ – كتابة على برج كبير كان يقع بالقرب من موقع باب الجبل جنوباً

طوابق وسداسي الأركان وقد صورناه. والكتابة على الحجر الأسود في الركن الشرقي من البرج.

لأنه بقي وحيداً بعد أن أزالت الحكومة التركية باب W نفرد – أي البرج ا (i?Gd@ „W_) ويسمى البرج ب

الجبل مع بعض الأبراج. والكتابة هي للأمير ناصرالدولة آخر أمراء الدولة الدوستكية ومؤرخة بسنة

٤٧٦ ه = ١٠٨٣ م). ونص الكتابة كما جاء في كتاب ڤان برشم (آميدا) (ص ٣٦ ) هي: )

نصور سيف – ا أمر بعمله والانفاق عليه من ماله الأمير السيد الأجل ا . “بسم الله الرحمن الرحيم.

ظفر منصور ابن نظام الدين اعز الله – لوك شرف الأمراء ابي ا – الإسلام علم الدين ناصرالدولة تاج ا

f نصره وجرى ذلك على يدي القاضي ابي نصر محمد بن عبدالواحد في شهور سنة ست وسبع

  1. Kitabe, 476/1083’te Mervânîlerin son Emiri Mansur’a aittir ve bu iş için kadı Ebu Nasr Muhammed b. Abdulvahid’i görevlendirmiş ve ustası da Ebu Said b. Hums olmuştur.[33]

 ١٤ – على نفس البرج كتابة أخرى بقيت منها هذه الكلمات على ما جاء في بيسان أوغلو

ظفر منصور… ” وعلى هذا البرج صورة أسد – (ص ٢٣ ): “… سيف الإسلام علم الدين ناصرالدولة ابو ا

من عهد الأمير منصور كما مر ذكرها.

  1. Kitabe, Tek Burç’ta bulunur ve Mansur’a aittir.[34]

Tek Burç’taki kitabe.[35]

Mervânî Devleti’nin en önde gelen görevlerinden biri Sur yönetimiydi. Güvenliğin temel referans surlar olduğundan Mervânîler, başta başkent Meyyafarikîn olmak üzere idarelerinde bulunan surları onarmış ve yeniden inşa etmişlerdi. Sur için Mervânîler, özel bir idari birim oluşturmuşlardı. Bu idari birimin başına bazen vakıflar müdürü ya da kadı atanırdı.[36]

SARAYLAR

Emir Nasruddevle, ikametgâhı için bir saray yapmak ister; Önce Hamdanilerden kalma sarayı onarmaya karar kılır. Bazıları, tepe üzerindeki kaleyi onarıp saray yapmayı önerir. Hoca ise, sarayı hükümdarlık burcunun yanında yapmasını önerir ve bu öneri Nasruddevle’nin hoşuna giderek h. 403 m. 1013 yılının başında sarayın yapımına başlanır. Ayrıca Rabad’a bakan yazlığı, Nasriye sarayını ve Melike Evini de yaptırdı. Sarayın duvar ve tavanlarını altın süslemelerle nakışlarla süsledi. Saray inşası, h.403 m. 1013 yılının Zilhicce ayında tamamlanır.[37] Saray 403/1012 yılının başında inşaatına başlayıp yılsonunda bitirdiği güzel bir saray inşa etmişti.[38] Mervânî devleti, imar faaliyetlerinde süslemeyi önemsemiştir. Bu süslemelerin en bariz örneği de başkent Meyyafarikkîn’deki sarayında yapılmıştır.[39] Başkent Meyyafarikîn’deki Mervânîlerin hükümet konağının mühendislik modeli, sedlî (kehlokî) bir tarzda yapılmıştır. Bu tarz mühendislik, Kürd orijinli bir yapı şeklidir…[40]    

ŞEHİRLER

Nasruddevle, Nasriyye Şehrini inşa ederek orada ırmak kenarında güzel bir köşk, çarşılar, evler, hamamlar, bütün çocuklarına ve amcaoğluna birer ev yaptırdı. Orası en güzel mesire yeridir.[41] Bu emir, Meyyafarkin’e dört fersah uzaklıktaki yerde bir şehir yaptırmış, bu şehre Nasriyye adını vermiştir.[42] Mardin şehrini Nasruddevle tarafında yeniden inşa edilmiş. Gerekçe Mardinde en eski kitabeler onbirinci yüzyılda kalma.[43] Şahbaz adıyla bir şehri inşa eder. Sonunda Adaletli olan Eyyubi kralı tarafından kendi adıyla teğiştirildi ve adı, “Adilcevaz” olur.[44]

İmar ve inşa faaliyetleri, Mervânî döneminde ülkenin dört bir tarafına yayılmıştır. Bu konudaki ilerlemeler; adım adım kendini ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer dinamiklere de yansıtmıştır. Bu kalkınmanın en bariz örneği, Mervânî dönemindeki Nasruddevle tarafında yaptırılan Mardin şehrini yeniden inşa ve onarımıdır. Konumuzla ilgili tarihçi Mardin Müftüsü Abdusselam el-Mardinî: ‘’Kürtlerden adı Ahmed b. Mervân olan bir şahıs Diyarbakır ve el-Cezireye egemenliğini kurmuştu. Bu adam; cesaret, cömert, zengin ve siyasi nüfuzu olan biriydi. Yukarıda adı geçen şahıs; Mardin ilinin onarımını yaptı, etrafına köyler inşa etti, Mardin’e yerleştirmek için insan ve ekonomiyi canlandırmak için birçok emtiadan oluşan çeşitli mallar gönderdi. Ahmet b. Mervân, h. 440’te Mardin’nin cadde ve mescitlerini yaptırdı ve ölünceye kadar buraya temsilcisini görevlendirdi.’’[45]

Mardin ovasında yer alan Duneysir (Kızıltepe) muhtemelen Mervânî devletinin inşa ettirdiği bir şehirdir. Çünkü dönemin uzman Müslüman coğrafyacıları tarafında Düneysir adının geçtiği herhangi bir kayıttın bulunduğuna dair bir veriye ulaşamadık. Bununla birlikte söz konusu olan coğrafyacılar, Düneysir etrafında bulunan birçok şehrin isimlerini eserlerinde sayarken Düneysir’’den söz etmemeleri ve Düneysir ismine ilk önce Mervânî sikkelerinde öğrenmemiz bizleri bu kanıya sevk etmiştir. Mervânî sikkeleri, h. 408, 410 ve 411, m. 1071 tarihinde burada kesilmişlerdir.[46] Bugünkü konumuyla Batman iline bağlı bulunan Sason ilçesi, Mervânîlerin inşa ettirmeleri uzak bir ihtimal olmamalıdır. İbnü’l-Ezrek’in de belirttiğine göre dönemin Mervânî Emiri Nasruddevle, bu ilin sınırında yeni bir kale inşa ettirmişti…[47]

İÇME SUYU ŞEBEKESİ

Meyyâfarikîn Pınarbaşı’ndan üç, çeşitli çeşmelerden getirtip Pınarbaşı’yla birleştirilen dört, içme suyu şebekesinden söz edilir; Birincisi Seyfüddevle Hamdanoğulları sarayına götürmüştü, diğer üçü ise Nasruddevle döneminde çekilmiştir. Bunlardan biri Nasruddevle, yaptırdığı saraya götürmüş. Diğer kanalı Vakıflar Mütevelliği İbn Şatila, suyu şehrin çeşitli yerlerine dağıtır. Sonuncusunu ise, Ebu Bekir Muhammed b. Ceri bir tüccar Hanbez Çeşmesindan başlayarak başka çeşmelerin suyunu da katarak küçük surun bahçesine, oradan kaynak pınara, büyük sura, şehre, el-Katil sokağına, Kubbe Çarşısına ve camiye götürdü. Sonuncu kanala, eli bin altın gideri olan bir kanaldan söz edilmektedir. Bunu yapan adam evine su vermez. Bunun sebebini soranlara evime götürsem kendi çıkarı için bunu yaptı derler. Kocer: Yukarıda anlaşıldığı kadarıyla daha önce Meyyâfarikîn şehri, şehirde bulunan kuyulardan su ihtiyaçlarını karşılardı. Ama şehrin genişlemesi ve şehirde oturanların çoğalmasıyla birlikte, Mervânî emirlerinin de çarşı, dini yerler ve medeni yerlere ör: Cami, Mescit, genel hamam ile özel hamlar ve bahçelere ehemiyet vermeleriyle beraber, artık mevcud su ihtiyaçları karşılamadığından dolayı suyu her tarafa götürmek zorunlu hale gelmişti. Bu nedenle Mervani emir Nasruddevle; içme suyu şebekesini yaptırarak, ister nehirde kanalları açtırarak olsun veya bunun için dolaplar yaptırarak işe koyulduğunu görüyoruz. Bunun ütesinde ihtiyaç sahiplerine yer altında bulunan suya ulaşmak için kuyular kazarak karşıladıklarını saymayız.[48] Nasruddevle döneminde şehrin su ihtiyacını karşılamak için biri hayırsever bir tacir tarafından yaptırılmış olan üç kanal inşa edilmiş.[49] Amid’in iki su kaynağı bulunurdu. Büyük bir ihtimalle bunlardan bir tanesi Ayn Zevra denilen çeşmeydi. Bu çeşme, tahkimat surlarının dışında kentin Bab er-Rum isimli Kapının yakınında akıyordu. Mervânî emiri Mümehhidüddevle bunun üzerinde bir kubbe inşa etmiştir…[50]

HASTANE (BİMARİSTAN)

Nasruddevle, h. 414 m. 1024 yılında kendi parasıyla hastane yaptırmıştır. Nasruddevle tarafından Nasturi olan Zâhid’ül-Ulemâ Ebu Said Mansur b. İsa’nın denetiminde yaptırılmış. Hastahane’nin yapılışıyla ilgili şöyle bir hikâye anlatılır: Nasrudevle’nin bir kızı ağır bir hastalık geçirmiş; iyileşmesi durumunda ağırlığınca dirhem bağışlayacağını adamıştı. Zahid’ül-Ulemâ onu iyileştirince sözünü hatırlatıp bu parayla bir hastane yapmasını tavsiye etmişti. Oda Zâhid’ül-Ulemâ’ya Gerekli tıbbi araçlarla donatılmış bir hastane yapmasını emretti. Ayrıca hastahane’nin hizmetleri düzenli olarak yürümesi için köyler ve mülkler vakfetti.[51]

HAMAMLAR VE KERVANSARAYLAR

Bunları Nasruddevle ve veziri İbn Cehir, tarafında yapıldığını görüyoruz. Nasruddevle, Meyyâfarikîn sarayında ve Nasriyede birer hamam, ayrıca el-Akabe Hamamamını ve yeni Hamamı da yaptırmış. İbn Cehir, Badunin’de bir hamam ve bir kervansaray yaptırmıştı.[52] Hamamlar iki çeşite ayırabileceğini söler; biri özel, diğeri halka ait olan hamamlardır. Özel olan hamamlar, bunlar emirlerin ve vezirlerin saraylarından bulunurdu. Burada şu anlaşılıyor ki bu üst sınıf, kamuya ait olan hamamlara gitmiyordu. Kamuya ait hamamlar; Mervani emirler ve vezirleri,  tarafından kamu yararına yaptırılmış olan hamamlardır. Buralarda elde edilen gelirleri, çeşitli yerlerde kullanıyorlardı. Ör: Surları güçlendirmek için kullanıyorlardı.[53]

CAMİ MESCİT VE MİNARELER

Nasruddevle, h. 414 m. 1024 yılında büyük camiyi onartır ve bu iş için Haznedar Ebu Sait el-Kâtib bin Bahtşo’yu görevlendirir. Aynı yıl Rabad camisinin minaresini yaptırır. H.423 m. 1033 yılında Muhdese camisini yaptırır. Ayrıca Emir, Cenine’de bir mescit yaptırmış. İbn Cehir, Şeyh camiyi yaptırır.[54] “Mardin Cuma Mescidi” Mervanilerden kalma[55]“ Bir camisi var ki anlatmaya kalksam uzun sürer.  Her ne kadar kitap sahibi, her şeyi tafsilatıyle yazmış, anlatmış ve “o mescide bir abdesthane yapmışlar ki ön tarafta kırk hücresi var. İki büyük ırmak, o abdesthanelere akmakdadır. Biri kullanmak için, öbürü yeraltından akmada ve pisliği götürmede, çukurları temizlemede” demiştir.” Bir başka cami daha var orada da Cuma namazı kılınır.[56] Meyyafarikîn ve Amid şehirlerindeki cami ile mescitler, yalnız ibadet yeleri değildi. Bunun yanı sıra buralar birer kültür merkezi ve çeşitli ilim ile öğrenim yerleri olarak bilinirdi… Ayrıca Nasruddevle bunları yaparken hem kendi öz parasında yaptırmış hem de çeşitli yerleri vakıf ederek ihtiyaçlarını karşılaşmıştı.[57]

KALELER

Nasruddevle, sınırda ülkesi ile Senasine arasında bir set oluşturabilmek için orada yeni bir kale inşa ederek böylece ülkesine sızamaz oldular.[58] Şehre ak taştan büyük bir kale yapmışlardı… Şimal tarafında Muhdese denen bir başka sur var. Orası da çarşıyla Ulucamisiyle, çeşit çeşit hamamlarıyla bir şehirdir.[59] Kürt devleti, devletin ve halkın güvenliği için savunma amacıyla birçok kale, sur ve burç gibi çeşitli savunma mekanizmaları inşa ettirmiştir…[60]

VAKIFLAR

Nasruddevle, kardeşi Ebu Ali’yle Meyyâfarikîn’den Âmid’e doğru giderken Hev Suyunun oluşturduğu selden dolayı epey sıkıntılara maruz kalmışlardı. İşte o gün kendi kendine şöyle demişti: Bir gün Emir olursam buraya bir köprü ve her gün fakirlere bir ölçek buğday camiye götürtüp dağıtacağım diye bir vatta bulunmuştu. Emir olduktan sonra bu sözünü aralıksız olarak h. 407 m. 1017 ya da 408/1018 yılına kadar devam eder. Nasruddevle, bu adağımı yerine getirmeme korkusuyla Vakıflar İdaresini yöneten Şeyh Ebu Muhammed el-Hasan b. Muhammed b. Mihver ile Hoca Ebu’l-Kasım’la Divanda oturup, yılda üç yüz altmış ölçek buğday veren bir çiftlik seçmelerini emretti. Sonunda Meyyafarikîn batısında bulunan “Atşa” köyüne karar kılındı. Böylece Emir, bu köyü fakirlere vakfetti. Ayrıca Muhdese camisine de vakıflar yapmıştır. Aynı zamanda surlara ve köprülere de vakıflar yaptırmış.[61]

KÜTÜPHANE

Nasruddevle döneminde Mağrib’li vezir Ebul-Kasım Hüseyin b. Ali’nin Mektuplar ve diğer yazı işlerini yapan kâtibi Şeyh Ebu Nasr el-Menazi’ydi. Malazgirtli olan bu şahıs şair ve yetenekli bir adamdı. Birkaç defa elçi olarak Konstantiniye’ye Bizans İmparatorluğuna gitti. Bu kişi çok sayıda kitap toplayarak Âmid ve Meyyâfarikîn arasında bölüşür. Bu adam, topladığı kitapları Âmid ve Meyyâfarikîn’deki birer camiye vakıf eder. Bu kitaplar, Âmid ve Meyyâfarikîn de “Menazi kitapları” olarak bilinir ve hâlâ yerlerinde bulunurlar.[62]

KÖPRÜLER

Nasruddevle, Benan tepesi yanındaki köprüyü yaptırdı. Ayrıca Nasruddevle, Amed Kapısına Hev suyu üzerine bir köprü yapmayı emretti. Bunun üzerine Kadı Ebu Ali, köprüyü yaptırdı. Köprünün üzerinde Emir’in büyük oğlu Ebü’l-Hasan Muhammed Sa’düddevle ile Ebu Ali kadı oluşunu ve Amed halkından İbn Ukeyl’in adları yazdırdı. Köprü, h. 431 m. 1040 yılında yapılır ve bu tarih üzerinde yazılıdır. Nizameddin döneminde h. 472 m. 1080 yılında Amed’in doğusunda kayanın ve tepe kapısının altında Dicle üzerindeki köprü Vezir Ebu’l-Fadl İbrahim b. Enbârî, nezaretinde yapılır.[63] Kadı Ebu’l-Hasan Abdülvâhid tarafında 457(1064-65)yılında Ubeyd adlı bir mimara yaptırmış. Başka rivayetlerde öne sürmektedir.[64]

KUBBELER

Mervânîlerin yapmış olduğu imar faaliyetlerinden biri de kubbelerdi. Mervânilerden kalma kubbeler hakkında kaynaklar dört kubbeden bahsetmişlerdir. Bunlardan biri Emir Ebu Ali’ye ait olan Erzen’deki küprünün yanında yapılmış anıttır. İkincisi; Mervânî prensesi Sittü’n-Nâs, tarafında Meyyafarikîn surlarının dışında yer alan Muhdese’deki anıttır. Sittü’n-Nâs, bu kubbeyi babası Nasruddevle adına yaptırmıştı. Üçüncüsü; Mervânîlerin son emiri olan Mansur’un eşi tarafında Âmid’te adına yaptırılan kubbedir. Dördüncüsü; Mümehhidüddevle tarafında Âmid’teki Anzel çeşmesi üzerine inşa edilen kubbedir. Mervânîlerin yaptırmış oldukları kubbelerin imar şekilleri hakkında bize ulaşan herhangi bir bilgiye sahip değiliz.[65]

SAAT KULESİ

Kürt devletinin kültürel şah eserlerinde biri de başkent Meyyafarikîn’de yaptırılan büyük bir saat kulesidir. Bu kule; otomatik, matematiksel ve hassas astronomik bir hesap şekilde yaptırılmıştır. Şu ana kadar buna benzer kuleler, nadiren Ortadoğu’da bulunmuştur. Bu kule hangi tarihte ve kim tarafında yapıldığı bilinmemektedir…[66]  

Saat kulesinin bir fotoğrafı[67]

Sonuç olarak Mervânî Kürt Devleti, X. yüz yılın son çeyreğinden başlamak üzere ve XI. yüz yılın son çeyreğinin ortasına kadar bölgemizde siyasal egemenlik kumuş ilk bağımsız Kürt devletidir. Bir asırdan fazla bölgemizde siyasi nüfuz sahibi olan Mervânîler, birçok alanda adlarını silinmezler listesine yazdırmıştır. Mervânîler bu süreçte bölgede; sosyal, siyasal, ekonomi, askeri, diplomatik, kültürel ve imar faaliyetleriyle adını Kürt tarihinde altın harflerle yazdırmayı başarmıştır. Bu başarının en somut örnekleri, günümüze kadar gelen Mervânî başkenti Meyyafarikîn ve Âmid’te bulunan surların onarımıyla ilgili çeşitli dönemlerde yaptırmış oldukları Mervânî Emirlerine ait kitabeler, saraylar, kaleler, hanlar, hamamlar, camiler, saat kulesi ve köprülerdir. Bu nedenle diyebiliriz ki Kürt tarihinden günümüzde dâhil olmak üzere bölgesel aktör olmuş başka bir siyasi oluşum olmamıştır. Zaten Mervânîleri, günümüze en bariz bir şekilde taşıyan da o dönemde toplumun hizmeti için yaptıkları imar faaliyetleridir.

KAYNAKÇA

DEMİRCAN, Adnan, “Müslümanların Fethinden Mervânîlerin Yıkılışına Kadar Meyyâfarikîn” İstem Dergisi, sayı: 17, Konya 2011.

DURUKAN, Aynur, “Dicle Köprüsü” DİA, C. 9, TDV, İstanbul 1994.

GÖYÜNÇ, Nejat, “Diyarbakır” DİA, C. 9, TDV, İstanbul 1994.

HUSREV, Nâsır-ı, Sefernâme,(Çev.): Abdulvehhab Terzi, MEB, İstanbul 1988.

İBNÜ’L-EZRAK, (Çev.): M. E. Bozarslan, Mervânî Kürtleri Tarihi, “Tarihu Meyyâfarikîn ve Âmid (Meyyâfarikîn ve Âmid Tarihi” Komkar Yayınları, Köln 1989.

İBNÜ’L-EZRAK, Ahmed b. Yusuf b. Ali el-Ezrak el-Fârikî, Tarih’ül–Fariki ed–Devlet’ül–Mervânîyye, thk, Bedevi, A. Latif, Avad, 2. Baskı, Daru’l-Kitab, Beyrut 1974.

KOÇER, M. Sait Sekwan, el–Fariki–ve–Menhecuhu–min–Hilali–Kitabihi Tarih’ul Meyyâfarikîn ve Âmid, Kürdistan Akademi Yayınları Spizêr, Erbil 2010.

RİPPER, Thomas, Diyarbekir Mevânileri İslami Ortaçağ’da Bir Kürt Hanedanı, (Çev.): Bahar ŞAHİN FIRAT Avesta, İstanbul 2012. 

TUFANTOZ, Abdurrahim, Ortaçağ’da Diyarbekir Mervânoğulları/990-1085, 1. Baskı, Aça Yayınları, Akara 2005.

YUSUF, Abdurrakib, ed–Devlet’u–Dostıkiye fi Kurdistani’l–Vusta, 2. baskı, C. ll, Dar Aras, Erbil, 2001.


[1] İbnü’l-Ezrak, thk A. Bedevi, Tarihü’l-Fariki ed-Devlet’ül-Mervâniyye, 2. Baskı, Daru’l-Kitab, Beyrut, 1974,   s. 52, İbnü’l-Ezrak, Mervani Kürtleri Tarihi, Mehmet Emin Bozarslan (Çev.), Komkar Yayınları, Köln 1989, s. 70, Thomas Ripper, Diyarbekir Merwanileri İslami Ortaçağ’da Bir Kürt Hanedanı, Bahar Şahin Fırat (Çev.), Avesta, İstanbul 2012, s. 479-80,

[2] İbnü’l-Ezrak, s.86-87, Çev, 99-100,

[3]  İbnü’l-Ezrak, s. 114, Çev, 122,

[4] İbnü’l-Ezrak, s. 123, Çev, 128,

[5] İbnü’l-Ezrak, s. 163-64, Çev, s. 155,

[6] İbnü’l-Ezrak, s. 99,

[7] Abdurrahim, Tufantoz, Ortaçağ’da Diyarbekir (Mervânoğulları/990-1085) 1.Baskı, Aça, Ankara 2005, s.37-38,

[8] Adnan, Demircan, “Müslümanların Fethinden Mervânilerin Yıkılışına Kadar” İstem Dergisi, Konya 2011,  s.17,

[9] Demircan, s. 18.

[10] Demircan, s. 20,

[11] İbnü’l-Ezrak s. 197-199, Çev, s. 183,

[12] Nejat, Göyünç, “Diyarbakır”, DİA, lX, TDV, İstanbul 1994, s. 465; 

[13] Ripper, s. 478,

[14] Abdurrakib Yusuf, ed–Dostıkiye fi Kurdistani’l–Vusta, 2. Baskı, Dar Aras, Erbil 2001, ll,  s. 335,

[15] Abdurrakib Yusuf, s.336,

[16] Abdurrakib Yusuf, s.336-37,

[17] Abdurrakib Yusuf, 337-38,

[18] Abdurrakib Yusuf, s. 338,

[19] Abdurrakib Yusuf, s. 340-42,

[20] Abdurrakib Yusuf, s. 343,

[21] age, s. 343,

[22] age. s. 345,

[23] age. s. 345,

[24] age. s. 346,

[25] age. s. 349-50,

[26] age. s. 350,

[27] age, s. 350,

[28] age, s. 351,

[29] age, s. 351,

[30] age, s. 353,

[31] age, s. 352,

[32] age, s. 353,

[33] age, s. 354,

[34] age, s. 354,

[35] age, s. 355,

[36] age, s. 92-93,

[37] İbnü’l-Ezrak s. 107-108, 121, 141, Çeviri s. 117-118, 141, 127, Sekvan, Kocer, el-Fariki-ve-Menhecuhu-min-Hilali-Kitabihi Tarih’ul-Meyyâfarikin ve Âmid, 1. baskı, Kürdistan Akedemi yayınları Spizêr, Erbil 2010,   s. 225-26, bknz.

[38]Demircan, s. 18

[39] Abdurrakib Yusuf, s. 306,

[40] Abdurrakib Yusuf, s. 318,

[41] İbnü’l-Ezrak s. 141-144, Çeviri s. 140-141, Abdurrakib Yusuf, s. 310,  Kocer s. 227-28, bknz.

[42] Nâsır-ı, Husrev, Sefername, Abdulvehab Terzi (Çev.), MEB, İstanbul 1988, s. 12, 

[43] Ripper s. 495,

[44] Şerefhan, Şerefname Diroka Kurdistanê Şerrefhanni Bitlisi, Ziya Avcı (Çev.), Avesta, İstanbul 2007, Kürtçe Notu, s. 563,

[45] Abdurrakib Yusuf, s. 313-14,

[46] Abdurrakib Yusuf, s. 315,

[47] Abdurrakib Yusuf, s. 316,

[48] İbnü’l-Ezrak s. 108, 164-166 Çeviri s. 118,156-157, Abdurrakib Yusuf, s. 319-20, Ayrıca“Eyn Zewra” Mümehhidüddele üzerine bir kubbe inşa etmiş. Kanaatimce “Ânzel Çeşmesi” olmalıdır. Daha fazla bilgi için Koçer, 238-240. 

[49] Demircan, s. 18,

[50] Ripper s. 475-77,

[51] İbnü’l-Ezrak s. 123,Çeviri s. 127, Demircan s. 19, Kocer s. 229-30, bknz.

[52]İbnü’l-Ezrak s. 108,141, 164, Çeviri s. 118,141, 155-156, “ Kervansaraylar… Hamamlar…” Husrev, s. 12, Demircan Hamanları inşa etmiş. s. 18, bknz.

[53] Kocer: s. 231,

[54]İbnü’l-Ezrak s. 123, 138, 142, Çeviri s. 127-128, 138, 141, Abdurrakib Yusuf, s. 320-23,  Demircan Muhdese Camii s. 18,

[55] Ripper, s. 495,

[56] Husrev s. 11-12,

[57] Koçer, s. 235-236. 

[58]İbnü’l-Ezrak s. 168, Çeviri s. 158,

[59] Husrev s. 11-12,

[60] Abdurrakib Yusuf, s. 326,

[61]İbnü’l-Ezrak s. 114-115, 138, 164, 143, Çeviri s. 122, 138, 156,142

[62] İbnü’l-Ezrak s. 131, Çeviri s. 134, Abdurrakib Yusuf, s. 288-90, bknz.

[63] İbnü’l-Ezrak s. 141,146-147, 199-200, Çeviri s. 141, 144,184, Abdurrakib Yusuf, s. 324-26,  1021-1061 Nasruddevle döneminde Dicle Köprüsü yapılmış???  Göyünç, s. 465; Ripper s. 469; Hüseyniye köprüsü… inşa ettiğini söyler. Demircan, s. 18.  

[64] Aynur Durukan, “Dicle Köprüsü” DİA, TDV, İstanbul 1994, lX, s. 282-283,

[65] Abdurrakib Yusuf, s. 300,

[66] İbnü’l-Ezrak s. 145, Abdurrakib Yusuf, s. 210,

[67] Abdurrakib Yusuf, s. 215, detaylı bildi için s. 216-17, bknz.

İLGİLİ YAZILAR

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde Kürtler ve Kürdistan

Kürtlerin Dini Diller Üzerinden Görünmez Kılınışı

Yarsani–Kakai Geleneği ve Serencamname: Ortaçağ’dan Kürd Alevi Düşüncesine-İsmet Yüce

Dünden Bugüne, Ermenilerde Bitmeyen Kürd Nefreti-Celal Temel

Kıyameti Tetikleyen İttifak: Evanjelizm ve İsrail İlişkileri

ETİKETLENDİ: mervani camileri, mervani kürt devleti, mervaniler, mervaniler kürtmü, şükrü erdoğan
admin 31 Ekim 2025 31 Ekim 2025
Bu Makaleyi Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Copy Link Print
Paylaş
Önceki Makale Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde Kürtler ve Kürdistan
Sonraki Makale “Bir Parça Ekmek İçin Sınırı Geçtik, İnsanlığın Duvarına Çarptık”
Yorum bırakın Yorum bırakın

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SOSYAL MEDYADA BİZ

130 Takip Beğen
2k Takip Takip Et

SON EKLENENLER

Descartes Rüya Argümanı; İtirazlar ve Yanıtlar
Felsefe 2 Kasım 2025
Max Scheler: Fenomenoloji, Değer Etiği ve Kişi Felsefesi
Felsefe 2 Kasım 2025
Girolamo Cardano: Ruh, Doğa, Kozmik Düzen ve Ahlak
Felsefe 2 Kasım 2025
Unutmayın! 5 Dolara Satılan Kızlar ve Kaybolan Vicdanlar
Sosyoloji 1 Kasım 2025

İLGİLİ YAZILAR

Tarih

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde Kürtler ve Kürdistan

admin admin 30 Ekim 2025
Tarih

Kürtlerin Dini Diller Üzerinden Görünmez Kılınışı

admin admin 30 Ekim 2025
Tarih

Yarsani–Kakai Geleneği ve Serencamname: Ortaçağ’dan Kürd Alevi Düşüncesine-İsmet Yüce

admin admin 24 Ekim 2025
Tarih

Dünden Bugüne, Ermenilerde Bitmeyen Kürd Nefreti-Celal Temel

admin admin 24 Ekim 2025
Gazete Pan
bizi takip et

TASARIM VE PROGRAMLAMA : Adana Web Tasarım

adbanner
Reklam Engelliyici Farkettik
Lütfen Web Sitemize Destek İçin Adblocker'ı Kaldırınız
Okay, I'll Whitelist
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifrenizi mi kaybettiniz?