Gazete Pan
  • GENEL
  • EDEBİYAT
  • TARİH
  • FELSEFE
  • ARKEOLOJİ
  • TEOLOJİ
  • SOSYOLOJİ
  • DİĞER
    • ANTROPOLOJİ
    • PSİKANALİZ PSİKOLOJİ
Site İçi Arama
  • Advertise
© 2023 Gazete Pan
Okuma: Yoksulluğun Psikolojisi ve Yas
Paylaş
Bildirim daha fazla göster
Aa
Aa
Gazete Pan
Site İçi Arama
  • GENEL
  • EDEBİYAT
  • TARİH
  • FELSEFE
  • ARKEOLOJİ
  • TEOLOJİ
  • SOSYOLOJİ
  • DİĞER
    • ANTROPOLOJİ
    • PSİKANALİZ PSİKOLOJİ
bizi takip et
  • Advertise
© 2023 Gazete Pan
Gazete Pan > Blog > Genel > Yoksulluğun Psikolojisi ve Yas
GenelSosyoloji

Yoksulluğun Psikolojisi ve Yas

admin
Son güncelleme: 2023/05/31 at 6:59 PM
admin
Paylaş
3 dk okuma
Paylaş

ÖZGE UZKARALAR

Savaş ve kurbanlar toplumun unutmak istediği bir şeydir; acılı ve nahoş olan her şeyin üzerine bir unutuş örtüsü çekilir. (J.Herman) Yoksulluk da üzerine örtü çekilmiş olgulardan biridir. Elbette hepimiz görmediğimiz şeyi yok sayma eğilimindeyiz. Byung Chul Han, “Palyatif Toplum” adlı eserinde “olumluluk toplumu”ndan bahseder. Bu toplum her türlü olumsuzluktan kurtulmaya çalışır. Psikoloji de bu paradigma değişimini izleyerek “ acı çekme” psikolojisi şeklindeki negatif psikolojiyi terk ederek sıhhat, mutluluk ve iyimserlikle ilgilenen “pozitif psikolojiye” yönelmiştir. Peki, olumluluk toplumunun yoksulluğa bakışı nedir?

Foucault şöyle demiştir; “Benim sorunum temelde kendimizi mahkumları halinde bulduğumuz gizli sistemleri tanımlamaktır; farkında olmadan uyguladığımız dışlama ve sınırlar sistemini kavramak istiyorum; kültürel bilinçdışını görünür kılmak istiyorum”. Yoksulluk konusu, dışlanma sisteminin en önemli ve belki de en görülmez olgularından biridir. Literatüre geçen sosyal dışlanma kavramı; bireylerin ya da hanelerin; ya kaynaklardan ya da daha geniş bir ölçekteki cemaatle veya toplumla sosyal bağlar kurmaktan yoksun bırakılmaları sürecini kapsayan bir kavramdır( Marshall,1999). Bireyin toplumla bağlarının kopması, birey için en az maddi mahrumiyet kadar ağır sonuçlar doğurur.

Genel itibariyle yoksul bireyin hissettiği duygular; utanç, suçluluk, değersiz hissetme, öfke gibi duygulardır. Bunlar da patolojik yas, depresyon, melankoli gibi rahatsızlıklara dönüşürler. Biz Carl Gustav Jung sayesinde biliyoruz ki yıkıcı duyguları dengeleyen yaratma eylemleridir. Bu yaratımdan uzak, karnını doyurma ile özdeşleşen var oluş yıkıcı duygularının üstesinden gelmekte zorlanacaktır.

- Sponsorlarımız -

Bir hayatın kırılganlığına (incinmişliğine) olumlu bir fayda sunmanın yolu, o hayatın kırılganlığını idrak etmekle başlar. Toplum ise incinmiş hayatı iktidarın ona sunduğu perspektif çerçevesinde idrak eder. Bugün yoksul hayatı “yas” ilişkisi içinde tanımlamayışımız iktidarın sunduğu paradigmayla yakından ilişkilidir. Burada önemli diğer bir konu yoksul insanın hayatının değeridir. Judith Butler şöyle şöyler;

“Hayatın değeri ancak kaybın önemli sayıldığı koşullarda öne çıkabilir. Dolayısıyla yası tutulabilirlik ancak bir önemi olan hayata dair bir varsayımdır… “asla yaşanmamış olacak bir hayat” hiçbir saygınlık, hiçbir tanıklık olmadan sürdürülen ve kaybedildiğinde yası tutulmayan bir hayat söz konusudur. Yası tutulabilirliğin idraki, kırılgan hayatın idrakini inceler ve mümkün kılar. Yası tutulabilirlik yaşayan varlığın yaşadığının, başından itibaren hayat-olmayan bir şeylere maruz kaldığının idrak edilmesini mümkün kılar.”

Toplumdaki yoksulların sosyal dışlanmaya maruz kalması, yoksulların ve zenginlerin farklı mahallelere ayrılmış olması birbirlerini tanımalarını zorlaştırmıştır. Yoksulların mahallelerinin sosyal güvenlik problemi içinde olması da bu karşılaşmanın engellerinden biridir. Kültürel yoksulluk da ekonomik yoksulluktan bağımsız olmadığından bu alt-üst tabakaların birbirini tanıması ve idrak etmesi adeta imkansızlaşmıştır. Yoksulluğu görmeyen ve bunun acısını hissetmeden yaşayan birey, yoksulluğa nasıl olumlu katkıda bulunabilir?

İLGİLİ YAZILAR

Unutmayın! 5 Dolara Satılan Kızlar ve Kaybolan Vicdanlar

“Bir Parça Ekmek İçin Sınırı Geçtik, İnsanlığın Duvarına Çarptık”

Kürtler İçin Alternatif Bir Paradigma: Dördüncü Siyaset Teorisi – Yakup Emrah

Kürt Dili ve Edebiyatı Topluluğu: “Ana dilimizi yaşatmak istiyoruz”

Gürgün Karaman: Danışıklı Dövüş, Molla Rejimi ve Demokrat İsrail Kavşağında Yusuf Kaplan, Altay Cem Meriç ve Fatih Altaylı Örneklemi

ETİKETLENDİ: byung chul han, pozitif psikoloji, yoksulluğun psikolojisi
admin 31 Mayıs 2023 31 Mayıs 2023
Bu Makaleyi Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Copy Link Print
Paylaş
Önceki Makale Batı Siyasal Düşünceler Tarihinde İktidar Teolojisi Üzerine
Sonraki Makale Dilerim ki; Yeni Bir Uyanış
Yorum bırakın Yorum bırakın

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SOSYAL MEDYADA BİZ

130 Takip Beğen
2k Takip Takip Et

SON EKLENENLER

Descartes Rüya Argümanı; İtirazlar ve Yanıtlar
Felsefe 2 Kasım 2025
Max Scheler: Fenomenoloji, Değer Etiği ve Kişi Felsefesi
Felsefe 2 Kasım 2025
Girolamo Cardano: Ruh, Doğa, Kozmik Düzen ve Ahlak
Felsefe 2 Kasım 2025
Unutmayın! 5 Dolara Satılan Kızlar ve Kaybolan Vicdanlar
Sosyoloji 1 Kasım 2025

İLGİLİ YAZILAR

Sosyoloji

Unutmayın! 5 Dolara Satılan Kızlar ve Kaybolan Vicdanlar

admin admin 1 Kasım 2025
Sosyoloji

“Bir Parça Ekmek İçin Sınırı Geçtik, İnsanlığın Duvarına Çarptık”

admin admin 1 Kasım 2025
Sosyoloji

Kürtler İçin Alternatif Bir Paradigma: Dördüncü Siyaset Teorisi – Yakup Emrah

admin admin 30 Ekim 2025
Sosyoloji

Kürt Dili ve Edebiyatı Topluluğu: “Ana dilimizi yaşatmak istiyoruz”

admin admin 24 Ekim 2025
Gazete Pan
bizi takip et

TASARIM VE PROGRAMLAMA : Adana Web Tasarım

adbanner
Reklam Engelliyici Farkettik
Lütfen Web Sitemize Destek İçin Adblocker'ı Kaldırınız
Okay, I'll Whitelist
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifrenizi mi kaybettiniz?