Gazete Pan
  • GENEL
  • EDEBİYAT
  • TARİH
  • FELSEFE
  • ARKEOLOJİ
  • TEOLOJİ
  • SOSYOLOJİ
  • DİĞER
    • ANTROPOLOJİ
    • PSİKANALİZ PSİKOLOJİ
Site İçi Arama
  • Advertise
© 2023 Gazete Pan
Okuma: Hakikat Bilincinin Kaybı
Paylaş
Bildirim daha fazla göster
Aa
Aa
Gazete Pan
Site İçi Arama
  • GENEL
  • EDEBİYAT
  • TARİH
  • FELSEFE
  • ARKEOLOJİ
  • TEOLOJİ
  • SOSYOLOJİ
  • DİĞER
    • ANTROPOLOJİ
    • PSİKANALİZ PSİKOLOJİ
bizi takip et
  • Advertise
© 2023 Gazete Pan
Gazete Pan > Blog > Genel > Hakikat Bilincinin Kaybı
GenelSosyoloji

Hakikat Bilincinin Kaybı

admin
Son güncelleme: 2023/08/04 at 1:20 PM
admin
Paylaş
5 dk okuma
Paylaş

ATASOY MÜFTÜOĞLU

Yazı İçeriği
Post-gerçeklik Çağında HakikatKaygımız İslam mı, Çıkarlarımız mı?Kendi Kendimizle Kavga Ediyoruz

Hangi toplumda ve kültürde olursa olsun, popülizmlerin, özellikle de dinî ve politik popülizmlerin kurumsallaşması, tartışma, eleştiri ve sorgulama konusu olmaktan çıkarılması, hakikat bilincinin, hakikate sadakatin ve varoluş bilincinin kaybı anlamını taşır. Popülizmlerin kurumsallaşması, tartışma konusu olmaktan çıkarılması, her konuda, her alanda, her şeyin, bugün olduğu gibi sürüp gideceğine, başka bir seçeneğin olmadığına inanmakla çok yakından ilgilidir. Her alanda popülizmin yükselişi, sıradanlaşması, meşrulaştırılması, takdir ve tebcil edilmesi, herhangi bir şekilde rahatsızlık konusu olmaması sebebiyle, hiç kimse, hakikatin/niteliğin/gerçeğin/dürüstlüğün/derinliğin peşine düşme ihtiyacı duymuyor.

Post-gerçeklik Çağında Hakikat

Popülizmlerle bütünleşen, büyülenen, iftihar eden, popülizmlerle birlikte yaşamaktan hoşnut olan kitleler, gerçeğin ne olduğunu bilmek, öğrenmek ve anlamak istemiyor. Gerçeğin değersizleştirildiği günümüz post-gerçeklik toplumu da, kitlelere sürüklenmek ve hiçleşmek dışında başka bir seçenek tanımıyor. Post-gerçeklik çağında, gerçekliğe dayalı olmaktan çok, algılara dayalı spekülasyonlar, polemikler, sansasyonlar gündem konusu oluyor. Post-gerçeklik çağında hiç bir sistem, günümüz gerçekliğini, insanlık durumunu, insanlığın dünyasını, anlam bütünlüğü içerisinde, bütüncül bir yaklaşımla kesinlikle açıklayamıyor.

İçerisinde yaşadığımız dönemde Müslümanlar olarak hakikat bilincinden uzaklaştığımız için, koşullar, konjonktür, kurulu düzen, hepimizi bir şekilde ehlileştiriyor, gündelik hayatın küçük düşürücü yanlarına hapsediyor. İnsanların hayatın küçük düşürücü yanlarına hapsedilmeleri ahlaki ciddiyete, ahlaki bağlılıklara ciddi zararlar veriyor. Ahlaki ciddiyetin ve ahlaki bağlılıkların ciddi zararlar gördüğü bir dünyada, kurulu düzenlerin ön kabulleriyle bütünleşmek sorun olmaktan çıkıyor.

- Sponsorlarımız -

Kaygımız İslam mı, Çıkarlarımız mı?

Bu durumda, sınırları ve işlevleri insan yapımı bir düzen tarafından belirlenen, her durumda müdahale edilebilir bir “din” yaklaşımı da, bugün karşı karşıya bulunduğumuz üzere, gerçek dinin yerini alır. Popülizmlerin kurumsallaşması düşüncesizlikleri meşrulaştırdığı gibi, toplumsal farkındalıkları da büyük ölçüde zaafa uğratır. Halkların, toplumların din algısının geleneksel popülizmlerin ötesine geçemeyeceğini düşünen politik kadrolar/hareketler/iktidarlar, her dönemde bu tür popülizmlere daha çok güç kazandırmaya çalışırlar.

İçerisinde bulunduğumuz dönemde, İslamın toplumsal, siyasal, ekonomik ve hukuki gerçekliğe dönüştürülmesi, helâl olanın kurumsallaştırılması yönünde hiç bir program ve projeye sahip olmadığımız halde, tarihsel ve varoluşsal bağlamdan yoksun yorumlarla İslamcılık etrafında tuhaf tartışmalar yapıyoruz. İslam’ı kaybetmekle ilgili herhangi bir kaygımız yok; daha çok, çıkarlarımızı kaybetmekle ilgili kaygılarımız var. Kendimizi İslam’a nisbet ederken, İslam’ı kavramsal ve kurumsal bir gerçeklik halinde temsil etmediğimizi, bu bağlamda hiç bir mücadele yürütmediğimizi hatırlamak istemiyoruz. Zihin dünyamızın seküler bilgi tarafından sistematik bir şekilde kontrol altında tutulduğunu, bu durumun İslami bağımsızlığın önünde çok büyük bir engel oluşturduğunu düşünmek istemiyoruz. Seküler bilgi’nin sistematik kontrolü altında yaşanan İslami hayatların meşruiyetinden söz edilemez. Bugün, İslami tercihlerimiz kurumsallaştırılmış popülizmler tarafından belirlendiği için, zihinsel, düşünsel, kültürel, siyasal, ekonomik müdahalelere maruz kalan Müslüman hayatların mahiyeti üzerinde İslami değerlendirmeler yapılamıyor. Bu tür değerlendirmeler yapılmadığı için de, yanlış İslam temsilleri gereği gibi teşhis edilemiyor, tanımlanamıyor.

Kendi Kendimizle Kavga Ediyoruz

Günümüzde, Ortadoğu’daki bütün ülkelerin, Batı ittifakının ve İsrail’in çıkarlarını korumak adına, her alanda kontrol edildiği, sınırlandırıldığı, kısıtlandığı, istikrarsızlaştırıldığı, parçalandığı, altüst edildiği bir dönemde, bu ülkelerin kendi aralarında sürdürdükleri etnik ve mezhepçi rekabetler kadar büyük bir anlamsızlık ve saçmalık olamaz. Ayrıca bu ülkeler, ortada bunca sorun varken, kendi içlerinde “içerideki ötekilerle” de kavga halindeler. Ortadoğu bölgesinde mezheplerin ulus-devlet çıkarları adına, ısrarla ve sistematik olarak istismar edilmesi, bu doğrultuda Müslüman kitlelerin bilinciyle oynanması, İslam adına gösterilmeyen hassasiyetin mezhepler söz konusu olduğunda en yüksek seviyede somutlaşması, utanç verici bir İslam dünyası tablosu ile karşı karşıya bulunduğumuzu gösterir.

Hakikat bilinci, İslamı tüm tercihlerin üzerinde tutmamızı gerektirirken, karşı karşıya bulunduğumuz ahlaki kayıtsızlıklar, tutarsızlıklar, kararsızlıklar sebebiyle, bugün, kimi başka tercihler arasından bir tercih olma noktasına getirmiştir. Bugün, ahlaki kayıtsızlıklar, tutarsızlıklar ve kararsızlıklar sebebiyle niteliksel anlamda kalıcı hiç bir şey kazanmadan çok şey kaybedenlerin konumuna gelmiş bulunuyoruz. Kurumsallaştırılmış popülizmler, kültürel, felsefi, entelektüel üretkenliği imkansız kıldığı için, toplumlarımız halen yoğun bir biçimde kültürel haçlı seferleri yoluyla terörize ediliyor, edilebiliyor. Akli ilimler, içtihad ve felsefeye karşı bir tavrın kurumsallaşmasıyla birlikte, İslam toplumlarında düşünsel üretkenliğe karşı oluşturulan muhalefet halen varlığını sürdürüyor.

- Sponsorlarımız-

Bu yazı Her Taraf sitesinden alınmıştır.

İLGİLİ YAZILAR

İmal Edilmiş Nefret: İsrail’in İslam’ı Şeytanlaştırma Kampanyası

Romantik Tarihten Gerçekliğe: Kürt Toplumunun Hafıza Krizi

Erzelun: Aşağından Yükselen Hakikatin Devrimi

Apocu Düşünce Neden Tıkanıyor: “Kürtler, sahip olmadıkları şeylerin eleştirisini yapabilir mi?”

Unutmayın! 5 Dolara Satılan Kızlar ve Kaybolan Vicdanlar

ETİKETLENDİ: Atasoy Müftüoğlu, din, Hakikat, hakikat bilinci
admin 4 Ağustos 2023 4 Ağustos 2023
Bu Makaleyi Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp Copy Link Print
Paylaş
Önceki Makale Ezen ve ezileni Kerbela ile anlatan düşünür: Ali Şeriati
Sonraki Makale Melayê Cizîrî ve Medreselerde Dîwan Okuma Geleneği
Yorum bırakın Yorum bırakın

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SOSYAL MEDYADA BİZ

130 Takip Beğen
2k Takip Takip Et

SON EKLENENLER

Marksist Gelenekte Halkların Kaderi, Ulusların Serencamı
Felsefe 19 Mart 2026
İmal Edilmiş Nefret: İsrail’in İslam’ı Şeytanlaştırma Kampanyası
Sosyoloji 19 Mart 2026
Ateş ve Newroz
Tarih 19 Mart 2026
Ali Şeriati’nin Entelektüel Ufkunun Gizli Kaynaklarından Biri: Kaşif el Gıta
Teoloji 19 Mart 2026

İLGİLİ YAZILAR

Sosyoloji

İmal Edilmiş Nefret: İsrail’in İslam’ı Şeytanlaştırma Kampanyası

admin admin 19 Mart 2026
Sosyoloji

Romantik Tarihten Gerçekliğe: Kürt Toplumunun Hafıza Krizi

admin admin 12 Mart 2026
Sosyoloji

Erzelun: Aşağından Yükselen Hakikatin Devrimi

admin admin 4 Mart 2026
Sosyoloji

Apocu Düşünce Neden Tıkanıyor: “Kürtler, sahip olmadıkları şeylerin eleştirisini yapabilir mi?”

admin admin 26 Şubat 2026
Gazete Pan
bizi takip et

TASARIM VE PROGRAMLAMA : Adana Web Tasarım

adbanner
Reklam Engelliyici Farkettik
Lütfen Web Sitemize Destek İçin Adblocker'ı Kaldırınız
Okay, I'll Whitelist
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifrenizi mi kaybettiniz?